Schitt's Creek (2015)
Film Özeti
Schitt’s Creek, bir anda her şeyini kaybeden zengin bir ailenin absürt ve bir o kadar da samimi hikayesini sunuyor. Rose ailesi, kocaman bir servetin üstünde oturan, her şeyleriyle paranın gücünü sonuna kadar deneyimlemiş bir ailedir. Aile, o kadar ayrı bir dünyada yaşıyor ki, lüks içinde sıkışıp kalmışlar… Ama bir sabah, her şey değişiyor; ortakları birden kayboluyor ve devlet, tüm varlıklarına el koyuyor… Ve işte böylece, onları Schitt’s Creek adındaki küçük bir kasabaya sürüklüyor.
Güzelim villalarından, şatafatlı arabalarından, parıltılı hayatlarından geriye yalnızca bu kasaba kalıyor. Skandallarla dolu, birbirine zıt karakterlerdeki ailenin, burada sıfırdan yeni bir hayat inşa etmeye çalışmaları, hem komik hem de düşündürücü anları beraberinde getiriyor. Eugene Levy’nin canlandırdığı Johnny Rose, karısını (Catherine O’Hara’nın hayat verdiği Moira) ve çocukları David ile Alexis’i (Dan ve Annie Murphy) bu yeni hayata alıştırmaya çalışırken, başlarına gelen olaylar harbiden komik durumlara yol açıyor.
İlk başta kasabanın atmosferine alışmaları hiç de kolay olmuyor; ama zamanla, küçük kasabanın insanlarına entegre olmayı öğreniyorlar. Of ya, hayat bu kadar sert de olabilirmiş diye düşünmeden edemiyor, kahkaha dolu anlara tanıklık ediyorsunuz. Tuhaf karakterler, beklenmedik dostluklar, yaşamın yeni yüzleri… Her bölümde sizi güldürmeyi başarıyorlar.
Özellikle Moira’nın sıradışı tavırları ve David’in ikonik moda anlayışı, insanın yüzünde bir gülümseme bırakmak için yeterli. Aile bağları, dostlukların yeniden tanımlanması ve bunun yanı sıra önemli dersler… Bu dizi, sadece bir komedi olmanın ötesinde, hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu sorgulatıyor.
Schitt’s Creek, bir asansörle en tepeye çıkıp sonra bir anda en alt kata düşmenin hikayesini anlatıyor. Ve bu iniş çıkışlar arasındaki yolculuk, izleyenleri büyülüyor…
2 Yorum
Schitt’s Creek, zenginliğin ötesinde dostluk ve aile ilişkilerini harika bir şekilde işliyor.
Schitt’s Creek, mizah ve derinlik sunan harika bir dizi.