The O.C. (2003)
Film Özeti
“The O.C.” dizisi, 2003’te ekrana geldiğinde, gençlik dramasının klasikleri arasında yer almayı başardı. Newport Beach’te geçen bu hikaye, karşımıza alışık olmadığımız bir dünyanın kapılarını araladı. Hayat, deniz, güneş ve nehir gibi göz alıcı olanların arasında hiç beklenmedik bir şekilde, zenginlerin yaşamına dahil olan isyancı bir gencin öyküsü var. Hikayenin merkezinde Ryan Atwood bulunuyor. Zaten, hapisten kurtulduğu günde yaşamının seyrinin nasıl değişeceğini kim bilebilirdi ki? Tıpkı sokaktaki her bir gencin hayalleriyle farklı bir hayata adım atması gibi…
Avukat Sandy Cohen, Ryan’ı bulunca içindeki merhameti dinlemedi. Yani, bu adam abarttım mı? Oğlunu yetiştirdikleri lüks hayatın içine sürüklemek, kendi iç yolculuğuyla yüzleşerek kendine çıkar yol aramak gibi. Ama Ryan, bu yeni ortamda sadece kendisi değil, yeni ailesinin de hayatını alt üst edecek. Zengin ve güzel, ama bir o kadar da karmaşık bir çevreye girmesi, onu yeni keşiflere sevk ederken, arka sokaklarından getirdiği geçmişin geri döneceğinden haberi bile yok. Vallahi, olaylar öyle sarpa sarıyor ki!
Ryan’ın Newport Beach’in abartılı dünyasına girişi, Kirsten’in evinde çok fazla kıyasıya mücadeleye, imtihanlara ve hatta hoş sürprizlere sebep oluyor. Uç noktalardaki zorluklar, tehdit, görünümler, dostluk ve aşkla süslenmiş, gençlerin içinde kaybolup gideceği bir rüzgar. Adam Brody’nin canlandırdığı Seth, Ryan’la arkadaş olup onun hayatını sıradanlaştırmayı hedeflese de, işin içine duygusal bagajlar girmeye başlayınca olaylar bir bir sıravari şekilde hengame çıkıyor.
Dizi, sadece zenginlik değil; aile bağları, dostluk ve kimlik arayışları ile bezeli bir hüzün seline dönüşüyor. Neden son yaşanan her şey tamamıyla imkansız gibi görünmesine rağmen, yine de herkesin kalbinde bir umut var? İşte bu da “The O.C.”ni izlenmeye değer kılıyor. Kısacası, keşke bir an önce başlasanız diyeceğim bir dizi!…
2 Yorum
“The O.C.” gençliği etkileyen harika bir dizi! İzlemeye değer.
“The O.C.” gençlik dramasının önemli bir örneği; zenginlik, dostluk ve hayal kırıklıklarıyla dolu. İzlenmeye değer!