The Big Bang Theory (2007)
Film Özeti
Beyin gücüyle dolu bir evrenin kapılarına hoş geldiniz! “The Big Bang Theory”, şaka mı, gerçek mi sorusunu sıkça sorgulatan bir evrende, iki dahi arkadaşın hayatının nasıl bir karmaşaya dönüşebileceğini gözler önüne seriyor. Leonard ve Sheldon, kuantum fiziğine dair derin keşifler yaparken, bir gün yan dairelerine taşınan güzel Penny ile tanışıyorlar. Yani, kısacası, hayatları bir anda baştan aşağı değişiyor…
Abicim, bu iki zeki adamın aşk ve sosyal ilişkiler konusundaki beceriksizlikleri, o kadar tatlı ve komik bir dille işlenmiş ki, izlerken gülmeden edemiyorsunuz. Her bölüm, sanki bir bilim faresi yerine evrim geçiren bir komedi laboratuvarında geçiyor. Penny, geçmişte yaşadığı ilişkileri geride bırakıp yeni bir başlangıcın peşindeyken, Leonard ve Sheldon’ın akıllara ziyan teorileri devreye girmeye başlıyor. Of ya, bu üçü arasında geçen diyaloglar beni her seferinde güldürüyor!
Penny’nin hayatına girişiyle, ikilinin tuhaf hayatlarının nasıl bir yöne doğru evrileceğini izlemek, tam bir zevk. Zeka ve duygusal zeka arasındaki o tatlı dengeyi, ciddi konulara mizahi bir dille yaklaşarak aktaran dizi, hem eğlendiriyor hem de düşündürüyor. “Harbiden, bu da mı böyle oluyor?” dedirten anlar yok değil…
Her bölümde, bilim kurgu ve sosyal durumların iç içe geçtiği öyle sahneler var ki, izleyiciyi ekran başına kitliyor. Arkadaşlık, aşk ve en önemlisi, hayatın absürtlüğüne dair harika dersler veriyor. Düşünün ki, tüm bu karmaşa kuantum fiziğiyle tamamlanıyor… Dizi içinde hem fizik kurallarını öğreniyor, hem de yapmak istediğiniz o mavi gözlü kızla nasıl tanışmanız gerektiğini kestiremiyorsunuz. Bu, bir “büyük patlama” hikayesi değil de nedir? Zamanla göreceksiniz ki, sistemi bozan o tek şey, bu üçlünün hayatı olacak.
2 Yorum
Harika bir dizi analizi, eğlenceli!
Eğlenceli ve düşündürücü!