Prey (2022)
Film Özeti
Karanlık bir ormanın derinliklerinde, geçmişin ruhları yankılanırken, “Prey” filmi, bizi 300 yıl öncesine, Comanche Nation’a götürüyor. Eyvallah, bu tam bir aksiyon ve bilim kurgu rüyası… Yönetmen Dan Trachtenberg, izleyicileri, güçlü bir kadın karakterle tanıştırıyor: Naru. Genç, ama bir o kadar yetenekli bir savaşçı olan Naru, kabilesinin kaderini, elinde benzeri pek görünmeyen bir cesaretle savunuyor. Vallahi, anlatmakla bitmeyecek bir hikaye var burada. Büyük Düzlükler’in sıradan olmayan avcıları arasında büyüyen Naru, sadece bir kadından fazlası; o bir avcı, bir koruyucu.
Naru, kabilesi üzerindeki tehdit ve tehlikeyi fark ettiğinde harekete geçmekte tereddüt etmez. Boşuna dememişler, aile ve kabile her şeyden önce gelir. Gerçekten de insanoğlunun en büyük düşmanı ne kadar ileri gidebilir ki? Naru, düşmanı tanımaya, onun yöntemlerini çözmeye çalışırken, bir yandan kendi iç savaşını veriyor. Tek başına mücadele eden bir kadın, tüm ağır yükü kendi omuzlarında taşırken, izleyicilerle empati kurmayı başarıyor… Bunu başarması ise, kolay değil. Ancak, elbette ki Naru’nun kararlılığı her şeye bedel!
Film, yalnızca bir savaşı değil; içsel huzursuzlukları, korkuları ve cesareti de gözler önüne seriyor. Cennette geçen bir av oyununu izliyorsunuz, ama burada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Olaylar, bir noktada gelişen son derece sofistike bir avcıyla çarpışmayı içeriyor. Savaş ve strateji, Naru’nun becerikleriyle birleşince, ortaya harika bir mücadele çıkıyor. Bunun yanında, görseller ise bir başka. Doğanın güzelliği ile şiddetin göz kamaştırıcı birleşimi harbiden büyüleyici. Aksiyonu sonuna kadar hissederek izleyeceğiniz bir yapım.
Yani bu film tam bir potansiyel bombası. İzlerseniz beni hatırlarsınız, şimdiden söyleyeyim…
2 Yorum
Naru’nun cesareti harika! İzlenmeli.
Naru’nun cesaretiyle dolu bu film, izleyiciyi derinden etkiliyor.