Hannibal (2013)
Film Özeti
Hannibal, sadece bir dizi değil, abartısız bir psikolojik derinlik yolculuğu. Mads Mikkelsen’in performansı gerçekten bir başyapıt; Hannibal Lecter karakteri ile insanın en karanlık köşelerine yolculuk yapıyorsun. Ve tabii ki Hugh Dancy, Will Graham olarak karşımıza çıkıyor. Gözlerinde gördüğün o karmaşıklık… Gerçekten merak ediyorsun, bu adamı neyin bu kadar zorladığını.
Bir FBI ajanı olarak, seri katillerin peşinden koşarken, Will, kendi zihninin labirentlerinde kayboluyor. Her bir katilin psikolojik yapısını anlama çabası, onu yalnızlığa sürüklüyor. Bu noktada, doktora ihtiyaç duyuyor… Hani, şu tam köşeyi dönünce seninle yüzyüze gelen Dr. Lecter. Ahlakın sınırlarında dolaşan bu dahi adam, Will’e yardım etmeye gönüllü. Fakat buraya kadar her şeyin harika olduğunu düşünme; çünkü işin içine girince, işler bir garip olmaya başlıyor.
Of ya, ikili arasında bir bağ gelişiyor ve bu bağın derinliği, izleyiciyi adeta büyülüyor. Mükemmel işbirlikleri, bazen tehlike çanlarını çaldırıyor. Her bölümde, bu ikilinin yakaladığı hapishane kaçaklarının zihninde kaybolmak, izleyiciyi tedirgin bir serüvene sürüklüyor. Evet, belki de her katil farklı, ama bu ikili gerçekten yakalayamayacakları bir katil olmadığını düşünüyor.
Dizi, sıradan bir suç draması olmaktan çok daha fazlası. Eğer kaygılarınızı, korkularınızı ve karanlık ruh halinizi bir kenara bırakıp, gerçekten tat almak istiyorsanız, Hannibal tam da sizin için. Ve bir kez izlemeye başladığınızda, kendinizi bırakamayacaksınız… Harbiden böyle oluyor. Yani, izlemeyen çok şey kaçırıyor.
2 Yorum
Hannibal, izleyeni derin bir yolculuğa çıkarıyor.
Harika bir dizi tavsiyesi!