Dehşetin Bedeli (1977)
Film Özeti
Film dünyasının derinliklerinde yer almış, ancak ilk gösteriminde pek de hoş karşılanmamış bir yapım… Dehşetin Bedeli, 1977 yılında William Friedkin’in yönetmenliğinde hayat buldu. Harbiden de vardır bir tuhaflığı… Nikaragua’nın sıradan görünümünün arkasında, adeta bir kabusun kapılarını aralayan bir hikaye gizli. İki adet kamyona doldurulan altı sandık nitrogliserin, bu karanlık yolculuğun başkahramanı. Yönetmenin mahareti ile, sıradan bir operasyonun nasıl bir kabusa dönüşebileceğine tanıklık edeceksiniz.
Roy Scheider’in etkileyici performansıyla süslenen bu filmde, dört uluslararası suçlu ile tanışıyoruz. Bu adamlar, cehennemi andıran bir ormanın derinliklerine doğru ilerlerken her an bir felaketle burun buruna gelmekte. Bir yangın çıkınca, işler iyice sarpa sarıyor. O an her şey, bir adım daha atılmasını gerektiriyor. Aslında orada, sadece bir görev değil; yaşayacakları bir korku filmi ve ortak bir kader de var… Gerçekten de bu yolda hayatta kalabilmek için, her şey mubah oluyor. Korku, gerilim derken, aksiyon dozajı da bir hayli yüksek…
Bir yandan ölümle burun buruna gelmek, diğer yandan keşfedilmemiş ormanlarda kaybolma riski! Bu iki zıt durum, insanın içindeki en derin korkuları gün yüzüne çıkarıyor. Filmin yalnızca aksiyondan oluşmadığını, derin bir insanlık hali sunarak bizlere bir yolculuk yaptırdığını göreceksiniz. Dram, gerilim, aksiyon… Hepsi bir arada!
Eleştirmenler arasında pek de ilgi görmese de, zamanla bir kült film olmayı başarmış bu yapım, kaçırılmaması gereken bir deneyim sunuyor. Kendinizi bu gerilim dolu yolculuğa kaptırdığınızda, her anın derinliğini hissedecek ve filmin ruhunu daha iyi kavrayacaksınız. Gözlerinizi ekrandan ayıramayacaksınız, emin olun!
2 Yorum
Kült film olmayı başaran, gerilim dolu bir yolculuk!
Kült bir yapımın derinliklerine dalmak, gerilim dolu yolculuğa hazır olun!