Black Summer (2019) Fragman
Film Özeti
“Black Summer”, karanlık ve kaotik bir evrende dondurucu bir gerilimin kalbine dalmamızı sağlıyor. Syfy’ın popüler dizisi “Z Nation”ın devamı olarak karşımıza çıkan bu yapım, hem zombi severler hem de aksiyon tutkunları için harika bir alternatif sunuyor. Yönetmen Abram Cox ve John Hyams’ın elinden çıkan bu dizi, kelimenin tam anlamıyla bir varoluş mücadelesini ekrana taşıyor.
Başrolde Jaime King’in canlandırdığı bir annenin, küçük kızını kurtarma çabasıyla başlayan hikaye, alışılmadık zorluklarla dolu… Bir yanda açlık ve kuraklık, diğer yanda ise insanlığın en derin, en karanlık taraflarıyla yüzleşme… Of ya, bu atmosferi yaşamak, izlemek gerçekten apayrı bir deneyim. Annesinin çaresizliği, izleyiciyi her bölümde daha fazla sarmalıyor. Düşünsenize, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan moral bozukluğundan kaçış yolları arıyor. Bu, gerilim duygusunu zirveye taşıyor.
Küçük bir mülteci grubuna dahil olmayı başaran anne, her yeni adımında daha da tehlikeli seçimler yapmak zorunda kalıyor. Kimi zaman bir dost, kimi zaman rakip olabiliyorlar… Zombi salgınıyla boğuşmak bir şey, ama karşındaki düşmanın insan olması çok daha başka bir deneyim. Her bölümde, arkadaşlık, ihanet, umut ve korku gibi duyguların iç içe geçtiği bir hikaye bekliyor izleyiciyi.
Dizinin senaryosunu kaleme alan Schaefer ve Hyams, sadece zombi alışverişi yapmakla kalmıyor; aynı zamanda insan doğasındaki ikilemleri ustalıkla işleyerek izleyiciyi derin düşüncelere sevk ediyor. Her bölümde yenilikler vaad eden bu yapım, ilk izlenimde sıradan bir zombi hikayesi gibi görünse de… Zamanla daha fazlasını vaat ediyor. Evet, korkunç da olsa, başına gelenlerle empati kurmak imkânsız değil.
Yani, “Black Summer”ı izlerken sadece bir dizi izlemiyor, gerçek insan hikayeleriyle yüzleşiyorsunuz. Zombilere yenik düşmeden, hayatta kalma mücadelesini izlemek için sabırsızlanıyorsunuz…
2 Yorum
“Black Summer”, zombi temasını derin insani dramlarla harmanlamış.
Karanlık atmosferiyle etkileyici!