Ayla (2017)
Film Özeti
Ayla, 2017 yılı yapımı, kalbinizi kavrayacak bir savaş dramı. Yönetmen Can Ulkay’ın elinden çıkan bu eser, bizleri Kore Savaşı’nın acımasız atmosferine götürüyor. Ama sadece savaş değil, en derin insan ilişkilerinin de öne çıktığı bir hikaye bu. Vallahi, hani böyle bir film izlediğinizde gözlerinizi kapatıp içinizde bir şeyler kıpırdıyor ya, işte tam olarak öyle bir şey…
Savaşın ortasında hayat bulmuş bir dostluğun kalbine tanıklık ediyoruz. İsmail Hacıoğlu’nun canlandırdığı Süleyman Astsubay, yaşanan savaşın dehşeti içerisinde kendine bir yol açmayı başarıyor. Bir gün, annesiz ve babasız kalmış küçük bir kızı bulmasıyla her şey değişiyor. Bu masum kız, Ayla… Kore’de böyle bir durumda kalmış bir çocuğun ne kadar savunmasız olduğunu düşünsenize. Ayla, yüzü ay gibi parıldayan, kocaman bir kalbe sahip olan bir çocuk. Süleyman, onun için bir baba figürü oluyor; bu acımasız savaşta, onunla birlikte bir umut filizleniyor.
Ama her şeyin bir sonu var, değil mi? 15 ay boyunca birbirlerine aile gibi bağlanıyorlar. Ama Süleyman’ın artık Türkiye’ye dönme zamanı geldiğinde her şey altüst oluyor. Ayla’yı geride bırakmak zorunda kalmak, onun ruhunda açılan bir yaraya dönüşüyor. Harbiden zor bir durum. Neyse ki zaman geçiyor ve 60 yıl sonra, yolları tekrar kesişiyor… İşte burada, insanın kalbini kapı kapı gezen bir hikaye daha başlıyor. Geçmişin izleri ve hayatın sunduğu ikinci şanslar…
Hayat bazen, insanın korkularını yüzüne vururken, umut da tam da bu anlarda doğuyor. Ayla ve Süleyman’ın arasındaki bağ sadece savaşın hatıraları değil; aynı zamanda sevgi, özlem ve kaybetmenin verdiği acıdır. İzledikten sonra, insanın elinde bir kalem alıp kalbine dökme isteği uyandıracak bir yapım. İzlemeyi unutmayın, çünkü her bir sahnesinde huzur ile hüzün iç içe geçmiş durumda…
2 Yorum
Ayla, derin dostluk ve savaşın acı yüzünü ustaca işleyen etkileyici bir film.
Ayla, savaşın ortasında doğan sevgi ve umut dolu bir hikaye.