Adalet (2014)
Film Özeti
McCall, bilinmeyen bir geçmişin ardında gizlenmiş adam. Sakin bir hayat sürmeye çalışırken, karşılaştığı Teri… O genç kızın yaşadığı zor durum, McCall’ın içindeki adalet arayışını yeniden tetikler. Vallahi, hikaye tam da burada başlıyor. Kendi kendini emekli etmiş, hayatını sıradan bir vatandaş gibi yaşamaya adamışken, bir anlık kararla yeniden kollarını sıvıyor. Teri’nin içinde bulunduğu cehennem gibi koşullar onu öyle bir yerden yakalıyor ki, artık dayanamaz hale geliyor.
Antoine Fuqua’nın ustalıkla yönettiği bu filmde, McCall’ın adalet için verdiği mücadele, bir insanın ruhunda ne denli derin izler bıraktığını sorgulatıyor. Denzel Washington, karakterinin içindeki çatışmayı öyle bir şekilde yansıtıyor ki, izlerken “Acaba ben de böyle bir durumda ne yapardım?” diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz.
Filmde Teri’nin üzerinde kara çökmüş Rus mafyası, gerçek anlamda adaletin ne demek olduğunu sorgulamanıza neden oluyor. Çünkü McCall, güçsüzlerin yanında durmayı kendine görev bilmiş; öyle ki, bu yolculuktaki her adımında hem kendisiyle hem de geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor…
İçerdiği aksiyon sahneleri ise tam bir görsel şölen. McCall, bir yandan Teri’yi kurtarmaya çalışırken, diğer yandan tüm bu olanların arka planında dönen çarkları çeviriyor. Hayatını mahvetmek isteyenlere karşı verilecek bu savaşta, kahramanlıkla sadakat arasında bir yerlerde buluyor kendini.
Zaman zaman bir kahraman kadar cesur, bazen de bir baba kadar korumacı. İşin içinde sadece dövüş sahneleri yok, aynı zamanda insanın içsel çatışmaları, kaybettiği şeyler ve yeniden doğuşun ne demek olduğu… Gerçekten, bu filmde hepsi bir arada. McCall’ın gözünden, adaletin sadece bir kelime olmadığını; onu bulmak için fedakarlık yapmanın da önemini öğreniyoruz. İyi seyirler!
2 Yorum
Bu makale, adalet arayışının derinliğini etkileyici bir şekilde işliyor; McCall’ın mücadelesi ilham verici.
McCall’ın adalet arayışı gerçekten etkileyici bir hikaye sunuyor.