A Distant Neighborhood (2010)
Film Özeti
Thomas Verniaz, belki de içindeki yaralı çocuğu bir daha hiç bırakmayacak bir yolculuğa çıkıyor. “A Distant Neighborhood” filminde, bir çizgi roman yazarı olarak sıkışmış hayatında kaybolmuşken, tesadüfen gittiği çocukluk mahallesi ona zamansız bir fırsat sunuyor. Evini ve ailesini, özellikle de terk eden babasını yeniden bulmanın peşinde… Her şeyin bir rüya olduğunu düşünse de, içinde bulduğu 14 yaşındaki haliyle tanışması, gerçeklik ve hayal arasındaki çizgiyi giderek daha da belirsiz hale getiriyor.
Birbiri ardına yaşanan olaylar, Thomas’ın kendi geçmişiyle yüzleşmesine sebep olurken, izleyici de onun duygusal çalkantılarına ve nostaljik duygu durumuna ortak oluyor. Kendi hikayesinin akışını değiştirme arzusuyla yanıp tutuşan Thomas, hayatının en büyük mücadelesini verirken, bizler de beraberinde hayal kırıklıkları ve umut dolu anlar yaşıyoruz. Yani abi, bu film kurgu mu, gerçek mi, diye insan gerçekten sorguluyor…
Sam Garbarski’nin yönettiği bu yapımda Léo Legrand, Thomas karakterine hayat verirken, Alexandra Maria Lara ve Pascal Greggory gibi usta isimlerle destekleniyor. Onların performansları, karakterlerin içindeki duyguları o kadar derin hissediliyor ki, izlerken gözyaşlarınızı tutmak gerçekten zor… Hayatın yaşanmış anları, kaybolmuş zamanlar, kayıplar ve buluşmalar üzerine bir hikaye.
Aile bağlarının ne denli güçlü olduğunu gözler önüne seren “A Distant Neighborhood”, izleyiciye belki de en iyi aşkın ve bağlılığın, zamanın ve mekanın ötesinde olduğunu hatırlatıyor. Çocukluğun o saf ve masum dünyasında kaybolmak, kaybedilenleri geri kazanma umuduyla dolup taşmak, herkesin kalbinde bir yerlerde saklı… Hayatın içindeki en küçük anların dahi ne denli kıymetli olduğunu sorgulatan bir film bu… Bir bakıma, geçmişte kaybolduğunda geleceği bulmak için sevdiklerinle yüzleşmek üzerine bir serüven… Of ya, harbiden güzel bir film!
2 Yorum
Gerçek ve hayal arasında harika bir yolculuk sunuyor.
Geçmişle yüzleşme teması harika işlenmiş!